Sosyal medya platformlarının gençler üzerindeki etkisi yargıya taşınırken, ABD’de görülen kritik davada Instagram CEO’su Adam Mosseri hakim karşısına çıktı. Los Angeles Yüksek Mahkemesi’nde görülen ve binlerce benzer dosya için emsal niteliği taşıyabilecek dava, teknoloji dünyasında yakından takip ediliyor.
Davaya konu olan süreçte, “Kaley” kod adıyla anılan 20 yaşındaki bir kullanıcının platformu aşırı kullanımı ve bunun ruh sağlığı üzerindeki etkileri ele alındı. Mahkemeye sunulan verilerde davacının günlük ekran süresinin 16 saati aştığı belirtildi.
Mosseri ise bu durumu “klinik bağımlılık” olarak nitelendirmenin doğru olmadığını savundu. CEO, uzun süreli kullanımı, “kişinin kendini kötü hissedeceği kadar fazla televizyon izlemesine” benzeterek, bunun tıbbi değil davranışsal bir sorun olduğunu ifade etti. Platform tasarımının değil, bireysel kullanım alışkanlıklarının belirleyici olduğunu dile getirdi.
GÜZELLİK FİLTRELERİ TARTIŞMASI
Duruşmada en dikkat çeken başlıklardan biri de Instagram’daki güzellik filtreleri oldu. Mahkemeye sunulan şirket içi yazışmalarda, bazı filtrelerin genç kullanıcılar üzerinde beden algısı bozukluğu riskini artırabileceğine yönelik uyarıların yer aldığı ortaya kondu.
Mosseri, estetik operasyonları doğrudan teşvik eden filtrelerin kaldırıldığını savunsa da, yüz hatlarını değiştiren efektlerin neden tamamen kaldırılmadığı sorusuna, rekabet koşullarını işaret ederek yanıt verdi.
“DOPAMİN DÖNGÜSÜ” İDDİASI
Davacı taraf, sonsuz kaydırma sistemi ve beğeni butonlarının beyindeki ödül mekanizmasını tetikleyerek biyolojik bağlılık oluşturduğunu öne sürdü. Meta’nın savunma ekibi ise psikolojik sorunların platformdan önce başladığını, sosyal medyanın tek başına belirleyici olmadığını savundu.
Dava kapsamında CEO’nun prim ve hisse kazançlarının kullanıcı etkileşimiyle bağlantılı olduğunun gündeme getirilmesi ise, “kâr odaklı bağımlılık tasarımı” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
EMSAL KARAR BEKLENİYOR
Uzmanlara göre mahkemeden çıkacak karar, yalnızca Instagram’ı değil, tüm sosyal medya şirketlerini doğrudan etkileyecek. Sürecin, özellikle çocuk ve genç kullanıcı güvenliği konusunda yeni düzenlemelerin önünü açabileceği değerlendiriliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!